Bedensel zarar konularında genellikle tek bir temel soru vardır: hangi zarar kazanın sonucudur? Bu tartışmada sık sık şu kavramlar predispozisyon ve önceden mevcut olma ortaya çıkar. Sigortacılar tazminatları sınırlamak için buna sıkça dayanır. Ancak önceki şikayetlerin varlığı, tazminat hakkınızın otomatik olarak daha az olduğu anlamına gelmez.
Bu nedenle bu makalede, bedensel zarar bağlamında predispozisyon ve önceden mevcut olmanın ne anlama geldiğini, hakimlerin bunları nasıl ele aldığını ve bunun tazminat talebiniz için somut olarak ne ifade ettiğini ayrıntılı biçimde açıklıyoruz. Ayrıca, şikayetlerinizin haksız yere ‘zaten mevcut’ sayılmasını nasıl önleyebileceğinizi de okuyacaksınız.
Bedensel zarar bağlamında önceden mevcut olma ile ne kastedilir?
Söz konusu önceden mevcut olma , kazadan önce zaten şikayetleriniz, hastalıklarınız veya kısıtlılıklarınız olduğu durumdur. Örneğin:
- mevcut sırt veya boyun şikayetleri;
- önceden geçirilmiş bir fıtık veya kamçı yaralanması;
- anksiyete veya depresyon gibi psikolojik şikayetler;
- artroz veya diğer kronik rahatsızlıklar.
Bir kaza sonrasında şikayetleriniz yeniden ortaya çıkar veya kötüleşirse, sigortacı bu şikayetlerin (kısmen) zaten mevcut olduğunu sıkça ileri sürer. Bu da illiyet bağı hakkında tartışmaya yol açar.
Predispozisyon nedir?
Predispozisyon demektir; kaza öncesinde zaten bir yatkınlık belirli şikayetlere yönelik bir yatkınlık mevcuttu, ancak bu şikayetler henüz (ya da neredeyse hiç) ortaya çıkmamıştı.
Yatkınlığa örnekler şunlardır:
- henüz şikayetlere neden olmayan aşınma;
- tedavi edilmemiş kırılgan bir ruhsal durum;
- işlevsel kısıtlılık yaratmayan anatomik bir anomali.
Bu durumlarda kaza ‘tetikleyici’ işlevi görür, bunun sonucunda şikayetler ortaya çıkar veya ciddi şekilde kötüleşir.
Yatkınlık ile önceden var olma arasındaki fark
Kavramlar sık sık birbirinin yerine kullanılsa da önemli bir fark vardır:
- Önceden var olma: şikayetler kazadan önce de vardı.
- Predispozisyon: sadece artmış bir hassasiyet vardı, şikayet yoktu.
Bu ayrım, sorumluluğun ve tazminatın değerlendirilmesi açısından kritiktir.
Önceden var olan bir durum söz konusuysa sorumlu taraf ödemeye devam eder mi?
Sıklıkla duyulan bir yanılgı, önceden var olan durumlarda tazminat hakkı bulunmadığıdır. Bu yanlıştır. Sizde zaten şikayetler olsa bile, sorumlu taraf zararı tazmin etmekle yükümlü olmaya devam edebilir.
Asıl soru şudur: kaza olmasaydı aynı duruma düşer miydiniz?
Kaza, şikayetlerin ağırlaşmasına, ek kısıtlılıklara veya hızlanmış işlev kaybına yol açtıysa, bu zarar kural olarak tazminat kapsamına girer.
Predispozisyon ve ‘thin skull’ ilkesi
Sorumluluk hukukunda, failin mağduru olduğu gibi kabul etmesi gerektiği ilkesi geçerlidir. Buna da ince kafatası-prensibi olarak adlandırılır.
Bu, artmış kırılganlık ya da şikayetlere yatkınlığın mağdurun üzerine yüklenemeyeceği anlamına gelir. Başka bir deyişle: bir predispozisyonunuz varsa, kazanın sizde yol açtığı sonuçlardan sorumlu olan taraf sorumluluğunu sürdürür.
Sigortacılar predispozisyon ve önceden var olan durumları nasıl ele alıyor?
Uygulamada sigortacılar, şikayetlerin (büyük ölçüde) zaten mevcut olduğunu ileri sürerek tazminat taleplerini sıkça sınırlamaya çalışırlar. Bu bağlamda sıklıkla şunları görüyoruz:
- tıbbi geçmişin seçici biçimde kullanılması;
- eski şikayetlerin yeni kısıtlamalarla eş tutulması;
- iyileşmenin ‘doğal seyir’e atfedilmesi.
Tam da bu nedenle, özenli bir tıbbi ve hukuki gerekçelendirme esastır.
Bedensel zararda illiyet bağı
Predispozisyon ve pre-eksistans durumlarında illiyet bağı merkezi bir konumdadır. Soru, kazanın mevcut şikayet ve kısıtlılıklarınıza ne ölçüde katkıda bulunduğudur.
Bunun için şu hususlara bakılır:
- kazadan önceki şikayetleriniz;
- kazadan önceki işlevselliğiniz;
- kazadan sonra şikayetlerin gelişimi;
- tıbbi açıklamalar ve uzman raporları.
Sorumluluk hakkında daha genel bir açıklamayı sayfamızda da okuyabilirsiniz kişisel yaralanma avukatı.
Tıbbi ekspertizler ve predispozisyon
Birçok kişisel yaralanma davasında tıbbi bir ekspertiz yapılır. Uzman, bunların yanı sıra aşağıdakileri değerlendirir:
- önceden var olan şikayetlerin bulunup bulunmadığını;
- bir predispozisyonun bulunup bulunmadığını;
- kazanın şikayetlere ne ölçüde yol açtığı veya bunları ne ölçüde ağırlaştırdığı;
- kaza olmasaydı şikayet tablosunun nasıl gelişmiş olacağı.
Bu değerlendirme, nihai tazminat için çoğu zaman belirleyicidir.
Predispozisyon ve önceden var olma durumunda tazminat hesaplaması
Hem kazanın hem de önceki faktörlerin rol oynadığı sabit ise, bir zararın paylaştırılması gündeme gelebilir. Ancak bu, otomatik olarak yalnızca küçük bir kısmın tazmin edileceği anlamına gelmez.
Önemli olan, yalnızca kaza olmasa da ortaya çıkacak zarar kısmının hariç tutulmasıdır. Geri kalan, sorumlu tarafın yükümlülüğünde kalır.
Bununla ilgili daha fazlası için bkz. kişisel yaralanma tazminatı.
Psikolojik şikayetler ve pre-eksistans
Psikolojik şikayetlerde de düzenli olarak pre-eksistansa başvurulur. Sigortacılar, stres, kaygı veya depresyon gibi şikayetlerin zaten mevcut olduğunu ileri sürer.
Burada da şu geçerlidir: Kaza öncesinde normal işleyen bir hayatınız vardı ve kısıtlamalar ancak ondan sonra ortaya çıktıysa, kaza hukuken hâlâ önem taşır.
Sıkça Sorulan Sorular
Zaten şikayetlerim varsa daha az tazminat alır mıyım?
Hayır, otomatik olarak değil. Yalnızca kaza olmasaydı da ortaya çıkacak olan zarar hariç tutulabilir.
Bir sigortacı eski tıbbi verileri kullanabilir mi?
Evet, ancak yalnızca ilgili oldukları ölçüde. Tıbbi bilgilerin seçici kullanımına izin verilmez.
Şikayetlerim daha sonra kötüleştiyse ne olur?
Daha sonraki kötüleşme de, kazayla bağlantısı makul şekilde ortaya konulabiliyorsa, tazminat kapsamında değerlendirilebilir.
Siz neler yapabilirsiniz?
Eğilim (predispozisyon) veya önceden mevcut durum ileri sürüldüğünde, sizin şunları yapmanız önemlidir:
- tıbbi geçmişinizi eksiksiz ve dürüstçe paylaşmanız;
- kazadan önceki işlevselliğinizi iyi bir şekilde kayıt altına alın;
- hukuki destek alın;
- sigorta şirketinin görüşünü çok çabuk kabul etmeyin.
Hukuki yardım için ücret öder miyim?
Kişisel yaralanma durumlarında, hukuki yardım masrafları çoğu durumda sorumlu taraftan veya onun sigorta şirketinden tahsil edilir. Bu nedenle mağdur olarak nihayetinde herhangi bir mali risk üstlenmezsiniz.
Neden Arslan Advocaten’i seçmelisiniz?
Predispozisyon ve pre-eksistans çoğu zaman karmaşık kişisel yaralanma davalarının özünü oluşturur. Bu tartışmalarda geniş deneyime sahibiz ve tıbbi ve hukuki argümanların nasıl etkili şekilde kullanılacağını biliyoruz.
Ayrıca açık iletişim kurar, stratejik düşünür ve mümkün olan en eksiksiz tazminat için çalışırız.
Kişisel yaralanma tazminatı hakkında daha genel bilgiler için bkz. Rijksoverheid.
Davanızda predispozisyon veya pre-eksistansın ne anlama geldiğini öğrenmek ister misiniz? Bağlayıcı olmayan bir değerlendirme için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.









