Boşanma veya çocuklarınızla ilgili anlaşmazlık mı?
Hollanda’da boşanma için avukat zorunludur. Reşit olmayan çocuk varsa ebeveynlik planı da gerekir.
- Velayet, çocuğun oturduğu yer ve görüşme hakkı üç ayrı konudur.
- Önce anlaşmayı deneriz. Mahkeme ilk adım değil, son adımdır.
- Arayın veya durumunuzu yazın, sizi neyin beklediğini anlatalım.
Bel 070 450 0300Stuur uw stukken op
Het eerste gesprek is kosteloos en vertrouwelijk. Zes vestigingen in Nederland. Wij spreken ook Turks, Pools en Engels.
Gülcan Alkilic tarafından yazılmıştır, Arslan Advocaten avukatı. Hollanda Barosu hukuk alanları sicilinde kişiler ve aile hukuku alanında kayıtlıdır. Son güncelleme: 1 Eylül 2026.
Hollanda'da boşanma nasıl işler?
Boşanmaya (echtscheiding), bir avukatın mahkemeye sunduğu dilekçe (verzoekschrift) üzerine mahkeme (rechtbank) hükmeder ve boşanma ancak bu karar nüfus sicillerine (registers van de burgerlijke stand) tescil edildiğinde gerçekleşir. O ana kadar, hâkim boşanmaya çoktan karar vermiş olsa bile siz hukuken hâlâ evlisiniz.
Kanuni dayanak kısadır. BW 1:150 maddesi, boşanmaya "eşlerden birinin talebi üzerine veya ortak talepleri üzerine" hükmedileceğini belirtir. Tek sebep, evliliğin sürekli olarak sarsılmasıdır (duurzame ontwrichting): BW 1:151, "evlilik sürekli olarak sarsılmışsa" boşanmaya hükmedileceğini söyler. Kusur araştırması, aldatma ispatı ve bekleme süresi yoktur. Eşlerden birinin bu iddiada ısrar ediyor olması, sarsılmayı kural olarak zaten ortaya koyar.
Adım adım süreç:
- Yol seçimi. Birlikte tek bir avukata ya da arabulucuya (mediator) mı gideceksiniz, yoksa her biriniz kendi avukatını mı tutacak?
- Gerekirse geçici tedbirler (voorlopige voorzieningen). Hâkim, dava süresince kimin evde kalacağını, çocukların nerede yaşayacağını ve kimin ne ödeyeceğini şimdiden düzenleyebilir (Rv 822 ve 823).
- Ouderschapsplan. Küçük çocuk varsa dilekçenin ekinde bulunmak zorundadır (Rv 815/2).
- Convenant. Mal varlığı, konut, emeklilik ve eş nafakası anlaşmaları bir protokolde yazıya dökülür.
- Dilekçenin sunulması, Rv 815/5'teki ekleriyle: evlenme belgesi, çocukların doğum belgeleri ve yargı yetkisine ilişkin belgeler.
- Cevap veya cevapsızlık. Ortak talepte cevap dilekçesi olmaz; tek taraflı talepte diğer eş cevap dilekçesi (verweerschrift) sunabilir.
- Duruşma (zitting), gerekliyse. Tamamen anlaşılmış ortak talepte çoğu kez yapılmaz.
- Karar (beschikking). Hâkim boşanmaya hükmeder ve Rv 827'deki yan taleplere karar verir: nafaka, taksim, velayet, esas ikametgâh, bakım düzeni ve konut kullanımı.
- Tescil (inschrijving). Karar, evlendiğiniz belediyenin nüfus siciline tescil edilir; evlilik ancak o zaman sona erer (BW 1:163/1).
Kaynak: Burgerlijk Wetboek Boek 1 ve Wetboek van Burgerlijke Rechtsvordering, wetten.overheid.nl.
Bu sıralamanın pratik anlamı şudur: çoğu dosyada en belirleyici an duruşma değil, dilekçe sunulmadan önce nelerin kâğıda döküldüğüdür.
Boşanma tam olarak ne zaman kesinleşir?
Boşanma, kararın nüfus siciline tescil edilmesiyle gerçekleşir; ve tescil talebi karar kesinleştikten sonra en geç altı ay içinde yapılmazsa karar hükmünü yitirir. Bu, Hollanda boşanma hukukunun pratikte en çok gözden kaçan kuralıdır.
BW 1:163/1: "Boşanma, kararın nüfus sicillerine tescil edilmesiyle gerçekleşir." Üçüncü fıkra sert olanıdır: "Tescil talebi, kararın kesin hüküm hâline geldiği günden itibaren en geç altı ay içinde yapılmamışsa, karar hükmünü yitirir." O altı ayı kaçıran kişi hâlâ evlidir ve tüm süreci baştan yaşar — genellikle taraflar karardan sonra geri kalan tek bir konuda tartışmayı sürdürdüğü için. Tescilin ikinci bir işlevi daha vardır: eş nafakası süresi de o tarihte başlar (BW 1:157/6).
Örnek olarak. Bir çift boşanma kararını alır, ancak arabanın sigortasını ve mobilyaların bir kısmını kimin alacağını hâlâ konuşmaktadır. İkisi de "önce şunu halledelim, sonra tescili yaptırırız" diye düşünür. Aylar geçer, altı aylık süre dolar ve karar hükmünü yitirir; taraflar hâlâ evlidir ve baştan dilekçe sunmak zorundadır. Hukuki mesele mobilyalar değildir; tescil işleminin diğer bütün tartışmalardan bağımsız olarak yapılabileceğinin bilinmemesidir. Bu, kuralı açıklamak için verilmiş örnek bir durumdur, büromuzun bir dosyası değildir.
Hollanda'da avukatsız boşanabilir miyim?
Hayır. Boşanma, mahkemeye sunulan bir dilekçe yoluyla yürür ve bu dilekçenin Rv 815/1 ile Rv 278/3 maddeleri uyarınca bir avukat tarafından imzalanması gerekir. Boşanmayı belediyede (gemeente) veya noterde (notaris) halledemezsiniz ve dilekçeyi kendiniz de sunamazsınız.
Yapabileceğiniz şey, birlikte tek bir avukat veya arabulucu tutmaktır. Bu kural olarak en ucuz ve en hızlı yoldur: tek bir uzman ikinizi de yönlendirir, ouderschapsplan ile convenant'ı hazırlar ve ortak talebi sunar. Kendisi avukat olmayan bir arabulucuyla çalışsanız da dilekçe yine bir avukat tarafından sunulur. Kaynak: Rijksoverheid, boşanma başvurusu.
Ortak avukatın öteki yüzü, taraf tutamamasıdır. İkinize de kanunun ne dediğini anlatabilir, ama biriniz adına diğerine karşı pazarlık yapamaz. Gerçek bir menfaat çatışması doğduğu anda ortak avukat artık uygun değildir; dosyadan çekilir ve siz zaman ve para kaybederek iki avukatla devam edersiniz.
Deneyimimiz şudur: ana hatlarda anlaşıyorsanız tek avukat seçin, temelden ayrıştığınız bir konu bile varsa baştan iki avukatla başlayın.
Hollanda'da boşanma ne kadar sürer?
Boşanma davası için kanunda öngörülmüş bir süre yoktur; süreyi önce ne ölçüde anlaştığınız, ancak ondan sonra mahkeme belirler. Tamamen anlaşılmış bir ortak talep kural olarak aylarla ölçülür; velayet, nafaka ve mal varlığı üzerinden çekişmeli yürüyen bir dosya, özellikle bilirkişi veya Raad voor de Kinderbescherming (çocuk koruma kurumu) devreye girerse belirgin biçimde daha uzun sürer.
Yargı teşkilatının kendisi (de Rechtspraak) ortalama değil, bir aralık verir: "Boşanma davası, boşanma konusunda ne kadar çabuk anlaşacağınıza bağlı olarak en az 6 hafta ile 1 yıldan fazla arasında sürer." Kaynak: Rechtspraak, boşanma davası. Bunu bir aralık olarak okuyun, bir beklenti olarak değil: işlem süreleri mahkemeden mahkemeye ve dönemden döneme değişir. Güncel süreler rechtspraak.nl üzerinden görülebilir.
| Etken | Süreye etkisi |
|---|---|
| Ortak talep mi, tek taraflı talep mi | ortak talepte cevap süresi ve çoğu kez duruşma yoktur |
| Ouderschapsplan hazır mı | plan yoksa hâkim çocuklara ilişkin kararları kural olarak erteler |
| İşletme, tapulu konut, yurtdışı mal varlığı | değerleme zaman alır, bazen bilirkişi gerekir |
| Velayet veya esas ikametgâh çekişmesi | Raad voor de Kinderbescherming incelemesi aylar sürer |
| Uluslararası unsurlar | önce yetki ve uygulanacak hukuk sorusu karara bağlanmalıdır |
| İstinaf (hoger beroep) | davayı tam bir derece uzatır |
Kendinizin hızlandırabileceği şey: mali belgelerin tamamını tek seferde teslim etmek. Dosyalar nadiren hukuki uyuşmazlık yüzünden tıkanır.
Ortak talep mi, tek taraflı talep mi?
Ortak talepte (gemeenschappelijk verzoek) siz ve eşiniz, anlaşmalarınızı onaylamasını hâkimden istediğiniz tek bir dilekçeyi birlikte sunarsınız; tek taraflı talepte (eenzijdig verzoek) birinizin sunduğu talebe karşı diğeri cevap verme ve kendi taleplerini ileri sürme imkânı bulur. Sonuç — verilen bir boşanma kararı — aynıdır; fark hız, masraf ve içeriği ne ölçüde sizin belirlediğinizdedir.
| Ortak talep | Tek taraflı talep | |
|---|---|---|
| Kanuni dayanak | BW 1:154/1: her ikisinin de sürekli sarsılma kanaatinde olması | BW 1:151: sürekli sarsılma |
| Avukat sayısı | bir avukat yeterli olabilir | her biri kendi avukatı |
| Cevap dilekçesi | söz konusu değil | diğer eş sunabilir |
| İçeriği kim belirler | convenant ve ouderschapsplan yoluyla siz | anlaşamadığınız noktalarda hâkim |
| Duruşma | çoğu kez gerekmez | kural olarak gerekir |
| Masraf | kural olarak en düşük | uyuşmazlık sayısıyla birlikte artar |
| Geri çekme | karara kadar her biri geri çekebilir (BW 1:154/2) | talep eden geri çekebilir |
En önemli sonuç usule değil, içeriğe ilişkindir. Ortak talepte anlaşmalarınız convenant'ta yer alır ve dizginler sizde kalır. Tek taraflı talepte hâkim, önüne gelen belgelere göre karar verir — sizin kastettiğinize göre değil.
Tek taraflı talep düşmanca bir hamle değildir. Karşı taraf hiçbir şey yapmadığında hareket sağlamanın veya geçici tedbirlerle konut ve çocuklar hakkında hızla netlik elde etmenin çoğu zaman tek yolu budur; bu süreçler de çoğu kez yine bir convenant ile biter.
Süreç devam ederken acil bir düzenleme mümkün mü?
Evet. Dava süresince hâkim, geçici tedbir olarak (voorlopige voorzieningen) konutu kimin kullanacağını, çocukların kime emanet edileceğini ve geçici nafakayı düzenleyebilir; bu, Rv 822 maddesinde yer alır.
Rv 822/1-a, hâkimin dava süresince "eşlerden birinin evlilik konutunu kullanma konusunda münhasıran hak sahibi olacağını, diğer eşin bu konuttan ayrılması ve bir daha girmemesi emriyle birlikte" belirleyebileceğini söyler. Aynı madde kapsamında çocukların hangi ebeveyne emanet edileceği ve geçici nafaka da düzenlenebilir. İki teknik nokta, ikisi de sürelerle ilgilidir:
- Duruşma hızlıdır. Rv 821/2: sözlü inceleme, "tedbirin talep edildiği haftayı izleyen üçüncü haftadan geç olmamak üzere" başlar.
- Boşanma dilekçesi arkasından gelmelidir. Tedbiri boşanma talebinden önce istediyseniz, boşanma talebini kararın tarihinden itibaren dört hafta içinde sunmalısınız; aksi hâlde tedbir hükmünü yitirir (Rv 821/4).
Tedbir, Rv 826/1 uyarınca boşanma kararı tescil edilir edilmez hükmünü yitirir — kiralık konutta, kiraya ilişkin talep karara bağlanana kadar devam etmek üzere. Boşanma tescil edildikten sonra konut için ayrı bir düzenleme vardır: BW 1:165/1 uyarınca hâkim, tescil anında konutta oturan eşin konutu ve ev eşyasını "kararın tescilinden sonraki altı ay boyunca makul bir bedel karşılığında" kullanmaya devam etmesine karar verebilir. Bu bir geçiş düzenlemesidir, kalıcı çözüm değil.
Bu bölüm, şiddet, tehdit veya tam bir tıkanma yaşanan dosyalarda hayati önemdedir; aynı zamanda en çok geciktirilen adımdır.
Küçük çocuklarım varsa ouderschapsplan zorunlu mu?
Küçük çocuklarınız varsa, boşanma dilekçesinin ekinde her iki ebeveynin de imzaladığı bir ouderschapsplan (ebeveynlik planı) bulunmak zorundadır; bu plan olmadan talep kural olarak eksik sayılır. Bu, Rv 815/2'de yazılıdır: dilekçe, ortak küçük çocuklar bakımından "her iki eş tarafından imzalanmış bir ouderschapsplan içerir" — velayeti birlikte kullanıp kullanmadıklarına bakılmaksızın.
Yükümlülük yalnızca evli çiftler için değildir. BW 1:247a, velayeti birlikte kullanan ve birlikteliklerini sona erdiren ebeveynlere de aynı yükümlülüğü getirir. Yani ortak velayeti bulunan, birlikte yaşayan çiftler de bundan muaf değildir.
Anlaşamazsanız ne olur? Plan usule ilişkin bir şarttır, aşılamaz bir eşik değil. Rv 815/6, planın "makul olarak sunulamaması" hâlinde başka belgelerle yetinilebileceğini, "bunun takdirinin hâkime ait olduğunu" belirtir. Rechtbank Den Haag 2025 tarihli bir dosyada, ebeveynlerin anlaşma yapmayı başaramadığını değerlendirerek "Rv 815/2 şartını bir kenara bıraktığını" belirtmiştir (ECLI:NL:RBDHA:2025:23919). Ancak buna güvenemezsiniz: mahkemenin talebi usulden reddetme yetkisi de vardır.
Kanunda ayrıca az bilinen bir erteleme hükmü vardır. Ebeveynler üzerinde BW 1:247a yükümlülüğü varsa ve buna uymamışlarsa, hâkim BW 1:253a/3 uyarınca velayet, esas ikametgâh ve bakım paylaşımına ilişkin kararı resen erteler — çocuğun menfaati buna engel olmadıkça. Yani plan yoksa, tam da netlik istediğiniz konularda gecikirsiniz.
Ouderschapsplan'da neler yer almalıdır?
Rv 815/3 maddesi her hâlükârda yer alması gereken üç konuyu sayar: bakım ve yetiştirme görevlerinin paylaşımı ya da kişisel ilişkinin nasıl kurulacağı, önemli konularda birbirinizi nasıl bilgilendirip birbirinize nasıl danışacağınız ve çocukların bakım ve yetiştirme masrafları. Bunun dışındaki her şey serbesttir — ve işleyen bir plan ile ilk tatilde çöken bir plan arasındaki fark tam olarak buradadır.
Ayrıca Rv 815/4, dilekçede "çocukların ouderschapsplan'ın hazırlanmasına ne şekilde dahil edildiğinin" belirtilmesini şart koşar. Yani çocuğun, yaşına ve kavrayışına uygun bir sesi vardır.
Uygulamada mutlaka bulunması gerekenler, aksi hâlde bir yıl içinde çatışmaya dönüştüğü için:
- çocuğun esas ikametgâhı (hoofdverblijfplaats) — nüfus kaydı, çocuk parası (kinderbijslag) ve destekler (toeslagen) buna bağlıdır;
- taşınma hâlinde ne olacağı ve hangi mesafeye kadar karşılıklı görüşmeye gerek olmadığı;
- yurtdışına seyahat: izin, pasaport ve Türkiye'deki aile ziyaretlerinde gidiş-dönüş tarihleri ile sürenin açıkça yazılması;
- okul seçimi, tıbbi kararlar ve özel masraflar (diş teli, pahalı bir spor, okul gezisi);
- planı ne sıklıkla gözden geçireceğiniz ve uyuşmazlıkta ne yapacağınız.
En sık yapılan hata, fazla muğlak bir plandır. "Karşılıklı görüşerek" ifadesi, hâlâ konuşabildiğiniz sürece hoştur; konuşamaz hâle geldiğiniz anda hiçbir işe yaramaz. İyi bir ouderschapsplan, ilişkinizin en iyi hâli için değil, en kötü hâli için yazılır.
Örnek olarak. İki ebeveyn, tatillerin "karşılıklı görüşerek" paylaşılacağını yazar ve ilk yıl bu gerçekten işler. İkinci yıl biri, yaz tatilinde çocukla üç hafta Türkiye'ye gitmek ister; diğeri bunu uzun bulur. Planda ne süre, ne tarih, ne de anlaşmazlık hâlinde ne yapılacağı yazılıdır. Böylece hukuki mesele artık tatil değil, boşlukta kalan bir hükmün nasıl doldurulacağıdır — ve bunu dolduracak olan hâkimdir. Bu, kuralı açıklamak için verilmiş örnek bir durumdur, büromuzun bir dosyası değildir.
Velayet, esas ikametgâh ve kişisel ilişki: aradaki fark nedir?
Velayet (gezag) kararları kimin vereceğiyle, esas ikametgâh (hoofdverblijfplaats) çocuğun idari olarak nerede kayıtlı olduğuyla, kişisel ilişki veya bakım düzeni (omgang/zorgregeling) ise çocuğa fiilen kimin ne zaman bakacağıyla ilgilidir. Bunlar üç ayrı sorudur ve birinin cevabı diğeri hakkında hiçbir şey söylemez. Uygulamamızda en çok yanlış anlamaya yol açan ve en çok gereksiz davanın kaynağı olan konu budur.
Velayetin kendisi BW 1:247/1'de "ebeveynin küçük çocuğuna bakma ve onu yetiştirme yükümlülüğü ve hakkı" olarak tanımlanır; bu, okul, tıbbi tedavi, oturma yeri ve malvarlığı hakkında karar verme yetkisini içerir. BW 1:247/3 uyarınca velayet ayrıca "ebeveynin, çocuğunun diğer ebeveynle olan bağının gelişmesini destekleme yükümlülüğünü de kapsar".
Velayet boşanmayla kendiliğinden sona ermez. BW 1:251/2: evliliğin ölüm dışında bir sebeple sona ermesinden sonra "velayeti birlikte kullanan ebeveynler bu velayeti birlikte kullanmaya devam eder".
| Velayet | Esas ikametgâh | Bakım düzeni / kişisel ilişki | |
|---|---|---|---|
| Neyle ilgili | karar verme yetkisi | nüfus kaydındaki adres | fiilî bakım ve temas |
| Kanuni dayanak | BW 1:245 ve devamı | BW 1:253a/2-b | ortak velayette BW 1:253a/2-a; velayetsiz ebeveynde BW 1:377a |
| Paylaşılabilir mi | evet, ana kural budur | hayır, tek bir esas ikametgâh olur | evet, istenen her düzende |
| Çocuk parası ve desteklere etkisi | doğrudan etkisi yok | var — idari sonuçlar buna bağlıdır | doğrudan etkisi yok |
| Anlaşmazlıkta kim karar verir | hâkim, BW 1:251a | hâkim, BW 1:253a | hâkim, BW 1:253a veya 1:377a |
İnsanların bunları neden karıştırdığı. Ebeveynler çoğu kez, çocuğun kayıtlı olduğu tarafın "yetkili" olduğunu ya da ortak velayetin otomatik olarak zamanın yarı yarıya paylaşılması demek olduğunu düşünür. İkisi de yanlıştır: ortak velayeti bulunan iki ebeveynin karar verme yetkisi tamamen aynıdır. Tersi de geçerlidir; velayeti olmayan bir ebeveynin de kişisel ilişki hakkı vardır (BW 1:377a/1).
Kişisel ilişki kolay kolay engellenmez. BW 1:377a/3 dört — ve yalnızca dört — sebep sayar: ilişkinin çocuğun ruhsal veya bedensel gelişimi bakımından ciddi zarar doğuracak olması; ebeveynin ilişki kurmaya açıkça elverişsiz veya güçsüz olması; on iki yaşını doldurmuş bir çocuğun ciddi itirazları; ya da çocuğun ağır basan menfaatleriyle çelişmesi. Bu dört sebep dışında hareket alanı yoktur.
Çocuk nafakası neye dayanır ve hangi yaşa kadar sürer?
Ebeveynler, küçük çocuklarının bakım ve yetiştirme masraflarını mali güçleri ölçüsünde karşılamakla yükümlüdür ve bu yükümlülük çocuk 21 yaşına gelene kadar devam eder. BW 1:404/1 yükümlülüğü küçükler için getirir; BW 1:395a/1 bunu uzatır: "Ebeveynler, yirmi bir yaşını doldurmamış ergin çocuklarının geçim ve öğrenim masraflarını karşılamakla yükümlüdür."
21 yaşına kadar çocuğun muhtaçlığını ispat etmesi gerekmez. BW 1:392/2, ebeveynleri bu bakımdan muhtaçlık şartından muaf tutar. Gerechtshof 's-Hertogenbosch: "Ebeveynler, 21 yaşından küçük çocuklarına karşı, bu çocuklar kendi geçimlerini sağlayabilecek durumda oldukları için muhtaç olmasalar dahi nafaka yükümlüsüdür" (ECLI:NL:GHSHE:2017:5393). 21 yaşından itibaren yalnızca muhtaçlık hâlinde yükümlülük doğar. 18 yaşından itibaren nafaka doğrudan çocuğa ödenir.
Miktar neye dayanır. BW 1:397/1 ölçütü verir: "bir yandan nafaka alacaklısının ihtiyaçları, diğer yandan ödeme yükümlüsünün mali gücü dikkate alınır". İki büyüklük vardır: ihtiyaç (behoefte) — çocuğun neye mal olduğu, uygulamada aile hâlâ birlikteyken sahip olunan net harcanabilir aile gelirinden türetilir (ECLI:NL:GHSHE:2006:AY6457) — ve mali güç (draagkracht), yani bir ebeveynin geliri ile kendi zorunlu giderleri karşısında ayırabileceği tutar.
Hesaplama yöntemi kanunda yazılı değildir. Hâkimler, uygulamada Tremanormen olarak bilinen nafaka normları uzman grubunun tavsiyeleriyle çalışır; bunlar kanun değildir, ancak içtihatta çok geniş biçimde esas alınır ve dönem dönem güncellenir. Bu sayfada bilinçli olarak yüzde veya tablo tutarı vermiyoruz, çünkü norm tutarlar her yıl değişir. Gerçekçi bir hesap ikinizin net harcanabilir gelirini, bakım paylaşımını ve giderleri gerektirir.
Mutlaka bilmeniz gereken iki kural:
- Çocuk nafakası önceliklidir. BW 1:400/1, 21 yaşından küçük çocuklara ve üvey çocuklara diğer bütün nafaka alacaklılarının önünde öncelik tanır; eski eş de buna dahildir.
- Feragat mümkün değildir. BW 1:400/2: "Kanunen borçlu olunan nafakadan feragat edilen sözleşmeler batıldır." Convenant'ta çocuk nafakası ödenmeyeceğine dair bir anlaşma bağlayıcı değildir ve sonradan açılabilir.
Bir karar veya anlaşma sonradan değiştirilebilir: BW 1:401/1, koşulların değişmesi sonucu kanuni ölçütlere uymaz hâle gelen nafakanın değiştirilmesine imkân tanır. Ancak değişiklik talebi dosyayı kural olarak her iki taraf için de yeniden açar.
Eş nafakası zorunlu mu ve ne kadar sürer?
Eş nafakası (partneralimentatie) kendiliğinden doğmaz: hâkim bunu, yeterli geliri bulunmayan ve makul olarak da kendisine böyle bir gelir sağlayamayan eşe hükmedebilir. 1 Ocak 2020'den bu yana süre kural olarak evlilik süresinin yarısı kadardır ve en fazla beş yıldır — dört istisnayla. Ana kural BW 1:157/1'dedir: hâkim bir süre belirlememişse yükümlülük kendiliğinden "evlilik süresinin yarısına eşit, en fazla beş yıllık bir sürenin dolmasıyla" sona erer.
Hakkın dayanağı BW 1:156'dır: hâkim, "geçimi için yeterli geliri bulunmayan ve makul olarak da böyle bir gelir edinemeyen" eşe ödeme hükmedebilir.
| Durum | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Ana kural | evlilik süresinin yarısı, en fazla beş yıl | BW 1:157/1 |
| Evlilik on beş yıldan uzun ve alacaklı, talep tarihinde AOW yaşına en fazla on yıl uzaksa | o AOW yaşına ulaşana kadar | BW 1:157/2 |
| Evlilik on beş yıldan uzun, alacaklı 1 Ocak 1970'te veya öncesinde doğmuş ve AOW yaşına on yıldan fazla uzaksa | on yıl | BW 1:157/3 |
| Evlilikten çocuk doğmuşsa | en küçük çocuk on iki yaşına gelmeden sona ermez | BW 1:157/4 |
| Birden fazla istisna bir aradaysa | en uzun süre geçerlidir | BW 1:157/5 |
Süre karar gününde değil, "boşanma kararının nüfus sicillerine tescil edildiği tarihte" başlar (BW 1:157/6). Dördüncü fıkradaki çocuk istisnası katı uygulanır; Rechtbank Zeeland-West-Brabant metnin "oldukça buyurucu" olduğunu belirtmiştir (ECLI:NL:RBZWB:2023:7384).
Hakkaniyet hükmü. BW 1:157/7, sürenin dolmasıyla nafakanın sona ermesinin alacaklıdan "dürüstlük kuralları çerçevesinde beklenemeyeceği" hâllerde hâkimin yine de bir süre belirlemesine imkân tanır. Talep, "nafakanın sona ermesinden itibaren üç ay geçmeden önce" sunulmalıdır. Bu üç ay katıdır ve uygulamada düzenli olarak kaçırılır.
Erken sona erme. BW 1:160: alan taraf "yeniden evlenirse, tescilli birliktelik kurarsa ya da bir başkasıyla evliymiş gibi yaşamaya başlarsa" yükümlülük sona erer ve yeni ilişki dağılsa bile geri gelmez. Tam da bu yüzden hüküm dar yorumlanır; Gerechtshof Arnhem-Leeuwarden, yaptırımın "istisnai ve geri alınamaz niteliğinin" bu hükmün dar yorumlanmasını gerektirdiğini belirtmiştir (ECLI:NL:GHARL:2017:1472). Yalnızca aynı evde oturmak yeterli değildir.
Bu konuda kendiniz de anlaşma yapabilirsiniz: BW 1:158, eşlerin nafakanın ödenip ödenmeyeceğini ve tutarını sözleşmeyle belirlemesine izin verir. Sözleşmede süre yoksa BW 1:157'deki kanuni süreler yine geçerli olur.
Mal varlığı ve ev nasıl paylaşılır?
1 Ocak 2018'de veya sonrasında evlilik sözleşmesi olmadan evlendiyseniz sınırlı mal ortaklığı (beperkte gemeenschap van goederen) geçerlidir: her birinizin evlilikten önce sahip olduğu ve evlilik sırasında miras veya bağış yoluyla edindiği şeyler kural olarak kişisel kalır. Daha önce sözleşmesiz evlendiyseniz genel mal ortaklığı geçerliydi. Bu fark, birçok dosyada sonucu belirler.
BW 1:94/2, ortaklığın, ortaklık başlamadan önce eşlere birlikte ait olan malları ve ortaklık süresince edinilen diğer malları kapsadığını söyler — "kanuni miras, vasiyet, yükleme veya bağış yoluyla" edinilenler ile emeklilik hakları başta olmak üzere bazı istisnalar dışında. Üç nokta önemlidir:
- Ortak olan, ortak kalır. Evlenmeden önce birlikte ev aldıysanız, o ev de sınırlı ortaklığa girer.
- Miras ve bağışlar kişisel kalır, vasiyette veya bağışta aksi belirtilmedikçe (BW 1:94/3 ve 4).
- Kişisel olduğunu iddia eden ispat etmelidir. BW 1:94/8: bir malın kime ait olduğu tartışmalıysa ve hiçbiri hakkını ispat edemiyorsa, "bu mal ortaklık malı sayılır". Ortak hesaba yatan ve orada karışan bir miras, sonradan neredeyse hiç izlenemez.
Ortaklığın sona erme anı boşanma tarihi değildir. BW 1:99/1-b: ortaklık kanunen "boşanma talebinin sunulduğu anda" sona erer; bundan sonra kazanılan veya alınan şeyler dışarıda kalır. Mal ortaklığında eşlerin BW 1:100/1 uyarınca "sona eren ortaklıkta eşit payı" vardır. Boşanma talebiyle birlikte taksim talebi de ileri sürülebilir (BW 1:99/4) ve hâkim taksimi yan talep olarak karara bağlayabilir (Rv 827/1-b).
Tapulu konutta kural olarak üç sonuç mümkündür: konut, artı veya eksi değer denkleştirilerek birine geçer, diğerine geçer ya da satılıp gelir paylaşılır. Katı ön şart, evden ayrılan tarafın ipotekteki müteselsil sorumluluktan kurtarılmasıdır; bu hukuki değil, bankacılık kaynaklı bir karardır. Bu olmadan, aranızdaki taksim nasıl düzenlenmiş olursa olsun ayrılan taraf bankaya karşı kredinin tamamından sorumlu kalır. Rechtbank Den Haag bir dosyada, konutun taksimine ilişkin şartları içinde açıkça bu kurtulmanın da yer aldığı bir "yol haritası" olarak ortaya koymuştur (ECLI:NL:RBDHA:2024:15979). Konuta kişisel malvarlığı konulmuşsa — miras, bağış, evlilik öncesi birikim — bir denkleştirme hakkı (vergoedingsrecht) doğabilir.
Kiralık konutta durum farklıdır. BW 7:266/1, kiracının eşini konut ona esas ikametgâh olduğu sürece kanunen ortak kiracı (medehuurder) yapar. Boşanmada hâkim BW 7:266/5 uyarınca "eşlerden hangisinin konutun kiracısı olacağını" belirleyebilir; bu, Rv 827/1-f uyarınca talep edebileceğiniz yan taleplerden biridir. Talep etmezseniz kiradan ikiniz de müteselsilen sorumlu kalırsınız (BW 7:266/2).
Evlilik sözleşmesi (huwelijkse voorwaarden) varsa konu paylaşım değil, tasfiyedir. Sözleşme BW 1:115/1 uyarınca butlan yaptırımı altında noter senediyle yapılmak zorundadır. Klasik tuzak, evlilik boyunca hiç uygulanmamış bir dönemsel denkleştirme kaydıdır (periodiek verrekenbeding). Senedi anlaşma yapmadan önce okutun.
Boşanmada emeklilik hakları ne olur?
Evlilik süresince biriken yaşlılık emekliliği kural olarak eşit paylaşılır: eski eşin bunun yarısı üzerinde hakkı vardır. Boşanmayı iki yıl içinde emeklilik kurumuna bildirirseniz, kurum o payı doğrudan eski eşe öder. Dayanak, Wet verevening pensioenrechten bij scheiding (Wvps) yani boşanmada emeklilik haklarının denkleştirilmesi kanunudur.
Wvps 2/1: boşanmada diğer eş, eşlerden birinin "evlenmeden sonra ve boşanmadan önce emeklilik hakkı biriktirdiği" ölçüde denkleştirme hakkına sahiptir — eşler kanunu evlilik sözleşmesiyle ya da yazılı bir anlaşmayla dışlamadıkça. Wvps 3/1, denkleştirilecek payın "yarısı" olduğunu belirtir.
İki yıllık süre, işlerin ters gittiği noktadır. Wvps 2/2, kurumca doğrudan ödeme hakkının ancak "boşanma anından itibaren iki yıl içinde" ve bakanlıkça belirlenmiş bir formla bildirim yapılması şartıyla doğmasına izin verir. Geç kalırsanız hakkınızı kaybetmezsiniz — Wvps 2/6 eski eşe karşı bir ödeme hakkı verir — ama artık bunu her yıl, onlarca yıl boyunca ondan tahsil etmeniz gerekir.
| Seçenek | Anlamı | Dayanak |
|---|---|---|
| Standart denkleştirme | evlilik süresince biriken yaşlılık emekliliğinin yarısı | Wvps 2 ve 3 |
| Farklı oran veya dönem | sabit bir oranı kendiniz seçersiniz veya dönemi değiştirirsiniz | Wvps 4/1 |
| Dönüştürme (conversie) | eski eş kendi bağımsız emeklilik hakkını alır; kurumun onayı gerekir | Wvps 5 |
| Dışlama | hiç denkleştirme yapmazsınız | Wvps 2/1 |
Wvps 4 ve 5 kapsamındaki farklı anlaşmalarda da onaylı bir suretin iki yıl içinde kuruma ulaşması gerekir. Ayrıca küçük emeklilikler denkleştirilmez (Wvps 3/3, Pensioenwet 66/1'deki sınır), dönüştürme geri alınamaz ve asıl hakka bağlı özel dul-yetim emekliliğinden vazgeçmek anlamına gelebilir, ve denkleştirme dul-yetim emekliliğiyle aynı şey değildir: o, Pensioenwet 57'deki özel partner emekliliğidir ve eski eş bunu kural olarak korur. İki kalemi kurumdan ayrı ayrı sorun. Bu sistemi değiştirmeyi amaçlayan kanun teklifi (Wet pensioenverdeling bij scheiding) yürürlüğe girmemiştir; yürürlükteki hukuk Wvps'tir.
Uluslararası boşanma: hangi mahkeme yetkili?
Yurtdışı unsuru bulunan bir evlilikte iki ayrı soru vardır: hangi mahkemenin yetkili olduğu ve o mahkemenin hangi hukuku uygulayacağı. Birinci sorunun cevabı, ikinci sorunun cevabını belirlemez. En çok hatanın yapıldığı ve sonuçların en ağır olduğu konu budur — bir ülkede geçerli olan ama diğerinde tanınmayan bir boşanma, yıllarca sürüp giden bir sorundur.
Yetki, 1 Ağustos 2022'den bu yana (AB) 2019/1111 sayılı Tüzük, uygulamadaki adıyla Brüksel II-ter üzerinden yürür. Bu tüzük, eşlerin AB dışı bir vatandaşlığı olsa da uygulanır; belirleyici olan tüzükteki bağlanma noktalarıdır. Rechtbank Zeeland-West-Brabant, hem Hollanda hem Türk vatandaşlığı bulunan ve Türkiye'de evlenmiş bir çiftin dosyasında, dilekçe 1 Ağustos 2022'den sonra sunulduğu için (AB) 2019/1111 sayılı Tüzük'ün uygulanacağını ve dilekçe anında her iki eşin de mutat meskeninin Hollanda'da bulunduğunu tespit etmiştir (ECLI:NL:RBZWB:2024:9203).
Pratikte en sık işleyen bağlanma noktası budur: her iki eş de mutat olarak Hollanda'da yaşıyorsa, Hollanda mahkemesi kural olarak yetkilidir — vatandaşlıklarından bağımsız olarak. Tüzüğün 3. maddesi mutat meskene bağlanan başka yetki sebepleri de içerir; Rechtbank Den Haag, her iki eşin de Hollanda vatandaşı olması hâlinde yargı yetkisinin "(AB) 2019/1111 sayılı Tüzük'ün 3/1-b maddesi uyarınca" doğduğunu uygulamaktadır (ECLI:NL:RBDHA:2024:15672).
Tüzüğün bu noktada münhasır olması önemlidir: Rv'deki yargı yetkisi kuralları ayrıca uygulanmaz ve Hollanda'da bir bakiye yetki (residuele bevoegdheid) bulunmamaktadır (bkz. ECLI:NL:PHR:2018:1432).
Kim önce başlarsa sahayı çoğu kez o belirler. Birden fazla ülke yetkiliyse davanın nerede görüleceğini kural olarak ilk açılan dava belirler — ve bu, nafaka ile mal paylaşımında büyük maddi farklar doğurabilir. Burada beklemek doğrudan paraya mal olur.
Türk vatandaşlığı varsa hangi hukuk uygulanır?
Ana kural şudur: Hollanda mahkemesi boşanmaya Hollanda hukukunu uygular. Tek istisna, her iki eşin de ortak bir yabancı vatandaşlığı bulunması ve kanunda sayılan şartlarda bu hukuk yönünde bir hukuk seçimi yapılmış olmasıdır. Dayanak BW 10:56'dır.
Birinci fıkra nettir: "Evliliğin sona erdirilmesine veya ayrılığa hükmedilip hükmedilemeyeceği ve hangi sebeplerle hükmedileceği, Hollanda hukukuna göre belirlenir." İkinci fıkra, eşlerin ortak yabancı vatandaşlığının hukukunun uygulanmasına iki hâlde izin verir: (a) eşler bu hukuku birlikte seçmişse ya da eşlerden birinin seçimine itiraz edilmemişse; veya (b) eşlerden biri seçmişse ve her iki eşin de o ortak vatandaşlığın ülkesiyle gerçek bir toplumsal bağı varsa. Üçüncü fıkra, seçimin "açıkça yapılmış olması ya da dilekçe veya cevap dilekçesinde kullanılan ifadelerden yeterince açık biçimde anlaşılması" gerektiğini söyler.
| Durum | Kural olarak uygulanacak hukuk |
|---|---|
| Bir eş Türk, diğeri değil | Hollanda hukuku — ortak yabancı vatandaşlık yoksa hukuk seçimi mümkün değildir |
| Her ikisi de Türk vatandaşı, hukuk seçimi yok | Hollanda hukuku (BW 10:56/1) |
| Her ikisi de Türk vatandaşı, biri Türk hukukunu seçiyor, diğeri itiraz etmiyor | Türk hukuku (BW 10:56/2-a) |
| Her ikisi de Türk vatandaşı, biri seçiyor, diğeri itiraz ediyor | ikisinin de Türkiye ile gerçek toplumsal bağı varsa Türk hukuku; yoksa Hollanda hukuku (BW 10:56/2-b) |
İçtihat bu ayrımı sıkı uygular. Gerechtshof Den Haag, hukuk seçiminin "yalnızca her ikisinin de vatandaşı olduğu bir yabancı devletin hukuku için mümkün" olduğunu değerlendirmiştir (ECLI:NL:GHDHA:2024:2273). Rechtbank Amsterdam ise erkeğin Türk hukukunu seçtiği, kadının itiraz ettiği ve sonucun Hollanda hukukunda kaldığı bir dosyayı ele almıştır (ECLI:NL:RBAMS:2021:5418): karşı tarafın itirazı tek başına hukuk seçimini engelleyebilir.
Bir noktayı ayrıca belirtelim: boşanmaya uygulanacak hukuk, mal rejimine uygulanacak hukukla aynı değildir. Mal rejimi kendi bağlanma kuralına tabidir ve boşanma hukukunu kendiliğinden izlemez. Nafaka da kendi Avrupa rejimine tabidir — 18 Haziran 2011'den beri uygulanan (AT) 4/2009 sayılı Tüzük. Bu kalemleri dosyanızda ayrı ayrı değerlendirtin.
Türkiye'de verilen bir boşanma Hollanda'da tanınır mı?
Kural olarak evet: yurtdışında usulüne uygun bir yargılama sonucunda, yetkili bir mahkeme veya makam kararıyla elde edilen boşanma Hollanda'da tanınır. Dayanak BW 10:57'dir.
BW 10:57/1: "Yurtdışında usulüne uygun bir yargılamadan sonra elde edilen evliliğin sona erdirilmesi veya ayrılık, bir hâkimin ya da başka bir makamın kararıyla gerçekleşmişse ve o hâkim veya makam bu konuda yetkiliyse Hollanda'da tanınır." İkinci fıkra, bu şartlar tam karşılanmasa dahi, karşı tarafın yabancı yargılama sırasında açıkça veya zımnen rıza gösterdiği ya da sonradan karara katlandığı açıkça anlaşılıyorsa tanımayı mümkün kılar.
Türkiye bakımından ayrıca bir sözleşme temeli vardır. BW 10:54, bu bölümün 8 Eylül 1967 tarihli, evlilik bağına ilişkin kararların tanınması hakkındaki Lüksemburg Sözleşmesi'ne (Trb. 1979, 130) ve 1 Haziran 1970 tarihli Lahey Sözleşmesi'ne (Trb. 1979, 131) uygulama sağladığını belirtir. Hollanda mahkemeleri, Türkiye ile Hollanda'nın her ikisinin de Lüksemburg Sözleşmesi'ne taraf olduğunu düzenli olarak tespit etmektedir (ECLI:NL:RBDHA:2020:11795 ve ECLI:NL:RBDHA:2019:11086). Rechtbank Den Haag bir dosyada "BW 10:57/1 maddesi uyarınca Türkiye'de elde edilen boşanmanın Hollanda'da tanındığını" değerlendirmiştir (ECLI:NL:RBDHA:2026:20813).
İki önemli sınır:
- Tek taraflı beyanla sona erdirme ayrı rejime tabidir. BW 10:58, yalnızca eşlerden birinin tek taraflı beyanıyla gerçekleşen sona erdirmenin ancak üç şart birlikte gerçekleşirse tanınacağını söyler: bu biçimin, evliliği tek taraflı sona erdiren eşin millî hukuklarından biriyle bağdaşması; sona erdirmenin yapıldığı devlette hukuki sonuç doğurması; ve diğer eşin açıkça ya da zımnen rıza gösterdiğinin veya karara katlandığının açıkça anlaşılması.
- Kamu düzeni. BW 10:59: tanınması kamu düzeniyle açıkça bağdaşmayan yabancı bir boşanmanın tanınması reddedilir.
Ana karar ile yan hükümlerin ayrı ayrı değerlendirildiğini de bilin: boşanmanın kendisi tanınıyor olsa bile velayete veya nafakaya ilişkin hükümler kendi kuralları uyarınca ayrıca incelenir (ECLI:NL:RBDHA:2024:297). Türk kararınızın Hollanda nüfus kayıtlarına yansıması da ayrı bir adımdır ve ayrıca talep edilmelidir.
Hollanda'da verilen bir boşanma Türkiye'de tanınır mı?
Hollanda'da verilen bir boşanma kararı, Türkiye'de kendiliğinden geçerli olmaz; Türk nüfus kaydına yansıması için ayrıca işlem yapılması gerekir ve bu işlemin şartları Türk hukukuna tabidir. Bu konuyu kendi durumunuz bakımından mutlaka bir Türk avukatına veya yetkili Türk makamına inceletin — biz bu sayfada Türk hukukunun içeriği hakkında beyanda bulunmuyoruz, çünkü bunu Hollanda kanun metninden veya Hollanda'nın taraf olduğu bir sözleşmeden doğrulayamayız.
Doğrulayabildiğimiz şey, sorunun kendisinin gerçek olduğudur. Rechtbank Den Haag'ın bir dosyasında taraflar Türkiye'de evlenmiş, evlilik Hollanda mahkemesinin kararının Hollanda nüfus siciline tescil edilmesiyle sona ermiş, ancak Türkiye'de hâlâ evli olarak kayıtlı kalmışlardır (ECLI:NL:RBDHA:2020:7179). Aynı kararda mahkeme, boşanmanın Türk nüfus kaydına işlenmesi için pratikte iki yoldan söz edildiğini belirtmiştir: konsolosluk üzerinden yürüyen ve her iki tarafın da rıza göstermesini gerektiren bir yol, ve bir tanıma prosedürü. Mahkeme, birinci yol daha hızlı ve daha ucuz olsa da karşı tarafın buna katılmaya zorlanamayacağına karar vermiştir.
Bundan çıkarmanız gereken üç şey:
- Türkiye'deki kayıt, Hollanda'daki tescille kendiliğinden düzelmez. Boşandıktan sonra Türkiye'de hâlâ evli görünüyor olabilirsiniz.
- Karşı tarafın işbirliğine ihtiyaç duyan yollar vardır ve karşı taraf reddederse buna zorlanamayabilir. Bu yüzden bu konuyu, henüz konuşabiliyorken — mümkünse convenant'ta bir madde olarak — ele almak akıllıcadır.
- Sonuçlar gerçektir. Türkiye'de hâlâ evli görünmek; miras, yeniden evlenme, vatandaşlıkla ilgili işlemler ve resmî belgeler bakımından sorun doğurabilir.
Türk tarafındaki usulün adımları, süreleri ve hangi belgelerin gerektiği Türk hukukuna göre belirlenir ve zaman içinde değişir; bunları burada vermiyoruz. Bir Türk meslektaşa veya Türk konsolosluğuna kontrol ettirin ve size verilen bilgiyi yazılı isteyin.
Hollanda'da imam nikâhı veya dinî boşanma geçerli midir?
Hollanda'da bir dinî tören hukuken evlilik doğurmaz ve dinî bir boşanma da hukuken evliliği sona erdirmez. Evlilik yalnızca nüfus memuru (ambtenaar van de burgerlijke stand) önünde kurulur ve yalnızca bir mahkeme kararının tescili ile sona erer. Türkçe konuşan okuyucularımız arasında en çok yanlış anlaşılan konu budur ve sonuçları çok ciddidir.
Şekil kuralı. BW 10:30: "Şekil bakımından Hollanda'da bir evlilik, yalnızca Hollanda hukukuna uyulmak suretiyle nüfus memuru önünde kurulabilir" — taraflardan hiçbirinin Hollanda vatandaşlığı bulunmaması hâlinde yabancı konsolosluk memurlarının katılma yetkisi saklıdır. BW 1:63 ise evliliğin, nüfus memuru önünde, en az iki en fazla dört tanık huzurunda ve alenen kurulacağını belirtir.
İçtihat bunu doğrudan uygular. Rechtbank Zeeland-West-Brabant, bir imam önünde imzalanan sözleşmeyle yalnızca "gayriresmî bir dinî evlilik" kurulduğu bir dosyayı BW 10:30 çerçevesinde ele almıştır (ECLI:NL:RBZWB:2023:3091); Gerechtshof Arnhem-Leeuwarden ise imam eşliğindeki dinî törenin BW 1:63'teki şartlar karşılanmadığı için geçerli bir evlilik doğurmadığını değerlendirmiştir (ECLI:NL:GHARL:2026:4230).
Sıralama da kuralla belirlenmiştir. BW 1:68/1: "Taraflar, evliliğin nüfus memuru önünde kurulduğunu din görevlisine göstermeden önce hiçbir dinî tören yapılamaz." Wetboek van Strafrecht 449/1, bu gösterim yapılmadan dinî tören yapan din görevlisini para cezasıyla cezalandırır. Hüküm din görevlisine yöneliktir, çifte değil — ama sıralamanın bağlayıcı olduğunu gösterir.
| Durum | Hollanda hukukunda sonucu |
|---|---|
| Yalnızca imam nikâhı, resmî nikâh yok | hukuken evli değilsiniz: mal ortaklığı, eş nafakası, emeklilik denkleştirmesi ve miras hakkı yok |
| Yalnızca imam nikâhı, ortak çocuk var | çocuk nafakası yükümlülüğü yine de doğar; velayet ayrıca düzenlenmelidir |
| Türkiye'de resmî nikâh, Hollanda'da resmî nikâh yok | yurtdışında geçerli kurulan evlilik kural olarak tanınır (BW 10:31), sınırlı istisnalar dışında (BW 10:32) |
| Resmî evlilik var, yalnızca dinî boşanma yapıldı | hukuken hâlâ evlisiniz; boşanma ancak mahkeme kararının tescili ile gerçekleşir |
Dinî bağın çözülmesine ilişkin özel bir hüküm de vardır. BW 1:68/2: dinî veya inanç temelli bir bağın tarafı olan kişi, diğer taraf talep ederse, ağır basan menfaatler karşısında makul olarak beklenemeyecek olmadıkça o bağın sona ermesine katkıda bulunmakla yükümlüdür. Ayrıca Rv 827/1-e, hâkimin bu yönde bir emri boşanma davasında yan talep olarak vermesine imkân tanır. Yani resmî boşanmadan sonra karşı taraf dinî bağı çözmeye yanaşmıyorsa, bunu boşanma davasında talep edebilirsiniz.
Örnek olarak. Bir çift yıllar önce yalnızca imam nikâhı ile birleşir, birlikte oturur ve masrafları paylaşır. Ayrıldıklarında biri, "evliliğin" sona ermesi nedeniyle nafaka ve evin yarısını ister. Hukuki mesele şudur: Hollanda hukukunda hiç evlilik kurulmamıştır, dolayısıyla mal ortaklığına ve eş nafakasına ilişkin kurallar hiç uygulanmaz. Geriye kalan sorular tamamen başkadır — konut kimin adına ve kim neye para koydu. Ortak çocuk varsa çocuk nafakası yükümlülüğü medeni hâlden bağımsız olarak yine vardır. Bu, kuralı açıklamak için verilmiş örnek bir durumdur, büromuzun bir dosyası değildir.
Hollandaca bilmemek engel mi? Tercüman ve süreler
Hollandaca bilmemek boşanmanıza engel değildir, ancak iki noktayı doğru bilmek gerekir: aile hukuku davalarında mahkemenin yeminli tercüman kullanma zorunluluğu kanunen öngörülmemiştir ve süreler, size gelen mektup yalnızca Hollandaca olsa bile aynen işlemeye devam eder.
Tercüman. Wet beëdigde tolken en vertalers 28. maddesi, mahkemeler, savcılık, polis, IND ve Koninklijke Marechaussee için yeminli tercüman kullanma zorunluluğu getirir — ancak bunu açıkça "ceza hukuku ve yabancılar hukuku çerçevesinde" sınırlar. Boşanma bir hukuk davasıdır ve bu zorunluluğun kapsamı dışındadır. Bu, duruşmada tercüman olamayacağı anlamına gelmez; uygulamada mahkeme tercüman görevlendirebilir, ama kendiliğinden olmaz: avukatınız aracılığıyla önceden ve yazılı olarak talep edin ve dili belirtin. Kendi avukatınızla anadilinizde konuşabilmek ayrı bir meseledir: bir convenant'ı tam anlamadan imzalamak, sonradan düzeltilmesi en zor hatadır.
Süreler dili beklemez. Bu sayfadaki hiçbir süre, mektubu anlamadığınız için durmaz veya uzamaz:
- boşanma kararının tescili için altı ay (BW 1:163/3);
- emeklilik bildirimi için iki yıl (Wvps 2/2);
- hakkaniyet hükmü talebi için üç ay (BW 1:157/7);
- geçici tedbirden sonra boşanma dilekçesi için dört hafta (Rv 821/4).
Bu süreler, Türkiye'de tatilde olsanız da, mektup Hollandaca olduğu için okuyamamış olsanız da aynen işler. Resmî bir zarf geldiğinde tarihini not edin ve içeriğini anlamıyorsanız aynı hafta birine okutun.
Boşanma avukatı ne kadar tutar ve toevoeging mümkün mü?
Masraflar her şeyden çok anlaşıp anlaşmadığınıza bağlıdır: tek avukatla yürüyen ortak bir talep kural olarak en ucuzudur, velayet, nafaka ve mal varlığı üzerinden çekişmeli yürüyen bir dosya bunun katlarına mal olabilir. Geliri ve mal varlığı düşük olan kişiler, kendi katkı payı (eigen bijdrage) ödemek kaydıyla devlet destekli hukuki yardımdan — toevoeging — yararlanabilir.
Toevoeging, Wet op de rechtsbijstand uyarınca Raad voor Rechtsbijstand tarafından verilir. Geliriniz ve mal varlığınız incelenir; kural olarak başvuru yılından iki yıl öncesine ait bir referans yılı esas alınır. Geliriniz o tarihten bu yana ciddi biçimde düştüyse — boşanmada bu çok olağandır — başka bir referans yılının esas alınmasını talep edebilirsiniz. Bunun yanında mahkeme harcı (griffierecht) ödersiniz.
Burada tutar vermiyoruz. Gelir ve mal varlığı sınırları ile katkı payları dönem dönem güncellenir; güncel sınırları Raad voor Rechtsbijstand kendisi yayımlar. Kaynak: Raad voor Rechtsbijstand.
Masrafı fiilen belirleyen etkenler: bir avukat mı iki avukat mı; kaç uyuşmazlık noktası kaldığı; bir işletme olup olmadığı; taşınmaz ve yurtdışı mal varlığı; Raad voor de Kinderbescherming incelemesi; ve istinafa gidilip gidilmediği.
En ucuz dosya, baştan doğru kurulmuş dosyadır. Durumunuzu bir avukat tutmadan önce ücretsiz değerlendirebilirsiniz.
Uygulamada işler nerede ters gider? En sık yapılan hatalar
Bir boşanma dosyasındaki zararın çoğu hâkim veya eski eş tarafından değil, insanların ilk aylarda kendi verdiği kararlarla doğar — çoğu kez "bir an önce bitsin" isteğiyle.
- Tescili unutmak. Karar kesinleştikten sonra altı ay içinde tescil edilmezse hükmünü yitirir (BW 1:163/3) ve hâlâ evli olursunuz.
- Emeklilikte iki yıllık süreyi kaçırmak. Ondan sonra parayı fondan değil, eski eşinizden tahsil etmeniz gerekir (Wvps 2/2).
- Muğlak bir ouderschapsplan. "Karşılıklı görüşerek" ifadesi, tam olarak görüşme sürdüğü sürece işler.
- Çocuk nafakası ödenmeyeceğini kararlaştırmak. Böyle bir anlaşma batıldır (BW 1:400/2).
- Hakkaniyet hükmüne geç başvurmak. BW 1:157/7 talebi üç ay içinde sunulmalıdır.
- Evi, müteselsil sorumluluktan kurtulmadan devretmek. Bankaya karşı kredinin tamamından sorumlu kalırsınız.
- Kişisel malvarlığını ispat edememek. Karışan ve izlenemeyen şeyler BW 1:94/8 uyarınca ortaklık malı sayılır.
- Tek taraflı olarak ödemeyi kesmek. Borç istenebilir kalır; bunun yerine BW 1:401 uyarınca değişiklik talep edin.
- Evlilik sözleşmesini okutmadan imzalamak. Uygulanmamış bir dönemsel denkleştirme kaydı tüm paylaşımı altüst edebilir.
- Türkiye'deki kaydı unutmak. Hollanda'daki tescil, Türk nüfus kaydını kendiliğinden düzeltmez.
Bu tavsiye hakkında
Arslan Advocaten; boşanma, nafaka ve velayet dosyalarını Den Haag, Rotterdam, Amsterdam, Utrecht, Tilburg ve Eindhoven'daki bürolarından yürütür. Durumunuzu ücretsiz değerlendiririz, hem ortak talepleri hem de dava açılması gereken dosyaları yürütürüz ve devlet destekli hukuki yardımdan (toevoeging) yararlanıp yararlanamayacağınızı kontrol ederiz. Hollandacanın yanında Türkçe, Lehçe ve İngilizce konuşuyoruz.
070 450 0300 numaralı telefondan arayın veya iletişim formu üzerinden sorunuzu gönderin. Nerede durduğunuzu ve bir sonraki adımın ne olduğunu size bildiririz.
Bu sayfa genel bilgi verir ve kendi dosyanız hakkında hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Burada belirtilen esaslara dayanılarak hak ileri sürülemez. Türk hukukunun içeriği hakkında bu sayfada beyanda bulunulmamaktadır; Türkiye tarafındaki işlemler için bir Türk meslektaşa veya yetkili Türk makamına başvurun.









